Ali Yavuz Çengeloğlu

Ali Yavuz Çengeloğlu"Kel" Öldü!

"Kel" Anıldı..

 

 

Giriş Yap



Kimler İçeride

Şu anda 9 konuk çevrimiçi

Ziyaretçi Sayısı

İçerik Tıklama Görünümü : 248841
Ana Sayfa Okuma Odası Dönüşüm Yayınları İşçi Sınıfı Hareketi Üzerine
İşçi Sınıfı Hareketi Üzerine

İşçi Sınıfı Hareketi
Üzerine Yazılar (H. Yeşil)

Sınıfsız, sömürüsüz yeni bir dünya özlüyoruz, istiyoruz. Yeni dünyayı işçilerin, emekçilerin yaratacağını, bu büyük dönüşümün öncülüğünü en devrimci sınıf olan işçi sınıfının yapacağını söylüyoruz... Peki bu büyük dönüşüm mücadelesinde işçi sınıfının kullandığı yol ve yöntemler neler olacak? Sömürücü sınıfların saldırılarına karşı ne ile cevap verilecek? İşçi sınıfı hangi araçlarla saldıracak? Sınıf savaşımında grevlerin taktik ve stratejik önemi nedir? Uluslararası işçi sınıfının grev konusundaki deneyimlerinden nasıl öğrenilmeli? Bugün işçi sınıfının mücadeleyi sendika ağalarının cenderesinden kurtarmasının yolları var mı? Varsa neler?
Türkiye işçi sınıfı tarihinde büyük bir öneme sahip olan 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'nden çıkarılan dersler neler? Bu mücadelenin mirası işçi sınıfına neler öğütlüyor?! Türkiye işçi sınıfına enjekte edilen yanlış görüşler neler? İşçi sınıfına yağcılık yapmakla işçi sınıfının kurtuluşu sağlanabilir mi?
Tüm bu ve benzeri soruların yanıtlarını bulabileceğiniz bir kitabın tanıtımını yapmak istiyoruz bu sayımızda... Kitabın ismi: "İşçi Sınıfı Hareketi Üzerine Yazılar". Dönüşüm Yayınları tarafından 1991'de yayınlanan kitabı H. Yeşil kaleme almış.
Daha önce de bu sayfalarda çeşitli kitaplarını tanıttığımız H. Yeşil'in, işçi sınıfı hareketi üzerine kaleme aldığı kitap dört ana bölümden oluşuyor.
Bu bölümlerden ilki "İşçi sınıfı hareketi konusunda uluslararası deneyimler" başlığını taşıyor. Bölümün girişinde H. Yeşil, bir dönem Kızıl Sendikalar Enternasyonali Genel Sekreteri olan Alexander S. Losovsky'nin "Meydan savaşı olarak grev" başlığıyla 1930'un başlarında verdiği dört konferans konuşmasının broşürünü özetliyor. Losovsky'nin grev konusunu temel aldığı sözkonusu konferanslarda özellikle grev mücadelesi ile savaş bilimi arasındaki bağıntıya dikkat çekilmekte, talepleri, hedefleri ve aşamaları bağıntısında grevler irdelenmektedir. Grevlerin gerçek savaş okulu olabilmesi için, bu savaş araçlarının savaş bilimine göre yürütülmesinin zorunluluğunun da vurgulandığı bu bölümde, savaşı kurallarına uygun tarzda hazırlama ve sürdürme noktasında bilincin rolü ve örgütlülüğün önemi vurgulanmaktadır. Bu bölümde işçilerin grev savaşımında en önemli örgüt silahlarından birisi olarak "Grev ve Mücadele Komiteleri" öne çıkarılmaktadır.
İlk bölümün diğer iki makalesinde ağırlıklı olarak "Grev Komiteleri" üzerinde durulmakta, konuyla ilgili olarak uluslararası işçi sınıfının deneyimleri okuyucuya aktarılmaktadır. Kızıl Sendikalar Enternasyonali'nin ve Stalin'in grev ve mücadele komiteleri bağıntısındaki görüşlerine geniş yer verilen makalelerde sözkonusu komitelerin görevleri ve işlevleri çeşitli açılardan ele alınmaktadır. Bölümün son makalesi; yine Losovsky'nin kaleme aldığı "Karl Marx ve sendikalar" başlıklı yazısı üzerine ilk notlardan oluşmaktadır. Bu bölümde yazar, Marksizmin işçi sınıfı hareketi ve sendikalar üzerine evrensel ve birinci derecede öneme sahip ilkelerini öne çıkarmaktadır. Yazar, bu ilkelerin parlak bir şekilde uygulanmasının ortaya koyduğu çeşitli ülkelerdeki işçi sınıfı hareketi üzerine Marx'ın değerlendirme ve öğretilerini özetlemektedir.
H. Yeşil, kitabın ikinci bölümünü 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'ne ayırmış.
Bu bölümde öncelikle 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'nin ne olduğunu, nasıl geliştiğini aktaran yazar, komünist hareketin önderlerinden İbrahim Kaypakkaya'nın Türkiye işçi sınıfı hareketinin bu en büyük eyleminden çıkardığı dersleri değerlendirmekte, onun Türk-İş ve DİSK'le ilgili görüşlerine yer vermektedir.
Sözkonusu değerlendirmenin yapıldığı koşullarda Marksist-Leninistlerin soruna nasıl yaklaştıklarının altını çizen yazar, İbrahim Kaypakkaya'nın değerlendirmesinde doğru yanlara sahip çıkmak ve onları geliştirmek, yanlışları eleştiri-özeleştiri ile aşmak gerektiğini belirtiyor.
H. Yeşil 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'ni incelediği bölümde; Marksizm-Leninizm adına konuşan çeşitli örgütlerin 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'ne ve işçi sınıfı hareketine yaklaşımlarını da tartışma içine çekmektedir. T"K"P, "Saçak" ve "legal Marksizm" odakları; Mahir Çayan ve THKP-C ve bu kökenden gelen örgütlerden Dev-Yol ile Kurtuluş (TKKKÖ), Sosyalist İşçi, PKK ve Partizan örgütlerinin konuyla ilgili yaklaşımlarını ortaya koyan yazar, bu konularda bu akımların yanlışlarıyla polemik yürütmektedir.
H. Yeşil, işçi sınıfı hareketi üzerine kaleme aldığı derlemesinin üçüncü bölümünde 12 Eylül sonrası dönemde işçi sınıfı hareketinin durumunu irdelemektedir. Bu bölümde ağırlıklı olarak; 12 Eylül sonrasında işçi sınıfının geliştirdiği çeşitli eylem ve grevlerin bir değerlendirmesi yapılmakta, işçi sınıfının ve onun örgütlerinin durumu irdelenmektedir. Askeri darbe ile işçi sınıfının kazanılmış birçok hakkının gaspedildiği, buna karşın işçi sınıfının 1984'lere kadar kendi kabuğuna çekildiği, bekleme içine girdiği, sessiz ve üzerine ölü toprağı serpilmiş bir görünümde olduğu; bu durumun süreçte ortadan kalktığı tespit edilmektedir.
Yazar, işçi sınıfının andaki hareketinin temelinin ve esas itici gücünün ekonomik talepler olduğunu; bu hareketin "ücret köleliği sistemini" karşısına almadığını, bu anlamda düzen içi ve reformcu nitelikteki bu işçi hareketinin boyutları ne kadar büyük olursa olsun düzen açısından bir tehlike oluşturmadığını tespit etmektedir.
Yine sınıfın sözde kitlesel sendikası görünen, gerçekte sınıfı kontrol etme ve onu frenleme aracı olan Türk-İş gibi sendika konfederasyonlarının 12 Eylül sonrası dönemde işçi sınıfı hareketini düzen içine bağlamakta oynadıkları role de değinilen bu bölümde, işçi sınıfının sendika ağalığının zararlı etkisinden kurtulmak için çeşitli örgütlenme ve mücadele yöntemleriyle mücadeleyi kendi eline alması gerektiği vurgulanmakta, bu bağlamda "Grev ve Mücadele Komiteleri"nin gerekliliği bir kez daha bilince çıkarılmaktadır.
Kitabın dördüncü ve son bölümünde işçi sınıfı hareketi bağlamında ileri sürülen kimi yanlış görüşler tespit edilmekte, bunlarla polemik içinde doğru görüşlerin savunusu yapılmaktadır.
Yazar, esas olarak "devrimci sendikal birliğin sağlanması" adına ileri sürülen kimi yanlış görüşlerle, işçi sınıfının kimi ekonomik eylemlerini değerlendirme ve genel grev anlayışı bağlamında düşülen yanlışlıklarla, oportünist genel grev çağrılarıyla, kitle kuyrukçuluğuyla, reformist sendikal anlayışın "devrimcilik", "solculuk" vs. adına savunulmasıyla vs. hesaplaşmakta, bu noktalarda yanlış görüşlerin karşısına Marksist-Leninist doğruları çıkarmaktadır.
Kısaca "İşçi Sınıfı Hareketi Üzerine Yazılar" başlıklı kitap, Türkiye işçi sınıfı hareketinin acil sorunlarını tartışan, işçi sınıfının önündeki sorunları aşması için somut önerilerde bulunan, eğitici, yol gösterici bir kitap...
Okuyun...
Bu yargımızın sizler tarafından da paylaşılacağına inanıyoruz.
Ama bu yetmez...
Kitapta ortaya konulan doğru görüşlerin hayat bulması, işçi sınıfının ücretli kölelik sistemini yıkma mücadelesinde bu doğru görüşlerden yararlanması önemlidir. Bu yüzden kitapta savunulan doğru görüşlerin işçi sınıfına taşınması, yaygınlaştırılması gereklidir.
Bu görev, bu doğruları okuyan, kavrayan, sahiplenen ve savunan herkesin omuzlarındadır...

Mayıs 2000

(Kaynak: Yeni Dünya İçin Çağrı, Sayı 35'de yayınlandı.)

 

İnter Yayınları Seçki

Anket

En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz?