Ali Yavuz Çengeloğlu

Ali Yavuz Çengeloğlu"Kel" Öldü!

"Kel" Anıldı..

 

 

Giriş Yap



Kimler İçeride

Şu anda 9 konuk çevrimiçi

Ziyaretçi Sayısı

İçerik Tıklama Görünümü : 248816
Ana Sayfa Okuma Odası İnter Yayınları Anarşizm mi? Sosyalizm mi?
Anarşizm mi? Sosyalizm mi?

J. V. STALİN
ANARŞİZM Mİ? SOSYALİZM Mİ?

Çeviren: İsmail YARKIN

 

İÇİNDEKİLER
Önsöz 7
Anarşizm mi? Sosyalizm mi? 9
I- Diyalektik Yöntem 13
II- Materyalist Teori 27
III- Proleter Sosyalizmi 45
Notlar 85


ÖNSÖZ
1905 yılının sonu ile 1906 yılının başlarında, başında Kropotkin'in öğrencisi ünlü anarşist V. Çerkezişvili ve yandaşları Michako Tsereteli (Bâton), Şalva Gogelia (Ş.G.) ve diğerlerinin bulunduğu bir anarşist grubu, sosyal-demokratlara karşı amansız bir kampanya yürüttü. Grup Tiflis'de "Nobati", "Muşa" gazeteleriyle diğer bazı küçük gazeteleri çıkarıyordu. Anarşistlerin proletarya içinde dayanakları yoktur, fakat deklase ve küçük-burjuva ögeler arasında bazı başarılar kazandılar. J. V. Stalin, "Anarşizm mi? Sosyalizm mi?" genel başlığı altında bir makale dizisiyle saldırıya geçti. İlk dört makale 1906 yılının Haziran ve Temmuz ayları içinde "Akhali Çovreba" gazetesinde yayınlandı. Otoriteler gazeteyi yasakladıkları için geri kalan makalelerin yayınlanması kaldı. Aralık 1906'da ve 1 Ocak 1907'de, "Akhali Çovreba" gazetesinde yayınlanmış olan makaleler olarak "Akhali Droyeba" gazetesinde tekrar yayınlandı, ama biraz değiştirilmiş olarak. Gazetenin yazı kurulu bu makale ile birlikte şu açıklamayı yaptı: "Geçenlerde, hizmetliler sendikası bize, anarşizm, sosyalizm ve buna benzer diğer sorunlara ilişkin makaleler yayınlanmasını önerdi (bkz. 'Akhali Droyeba' No. 3). Başka birkaç yoldaş da aynı istekte bulundular. Bu istekleri severek yerine getiriyoruz ve bu makaleleri yayınlıyoruz. Makalelerin durumuna gelince, bu makalelerden bir kısmının bir kez Gürcü basınında çıkmış olduğunu (yazara bağlı olmayan nedenlerle makaleler bitirilmedi) açıklamayı gerekli görüyoruz. Buna rağmen biz bütün makaleleri tam olarak yayınlamayı gerekli gördük ve yazara, onları herkesçe anlaşılabilecek bir dille yazmasını önerdik, o da bunu severek yaptı." "Anarşizm mi? Sosyalizm mi?" yazısının ilk dört bölümünün değişik iki şekli böyle ortaya çıktı. Bunların devamı 1907 Şubatı'nda "Çveni Zhovreba" gazetesinde ve 1907 Nisanında "Dro" gazetesinde yayınlandı. "Akhali Zhovreba" gazetesinde yayınlanmış olan, "Anarşizm mi? Sosyalizm mi?" yazısının birinci değişik şekli bu kitabın ekinde bulunuyor.
"Çveni Zhovreba" ("Yaşamımız") - 18 Şubat 1907 tarihinden itibaren Tiflis'de legal olarak yayınlanan günlük bolşevik gazete. Bu gazete J. V. Stalin tarafından yönetildi. 13 sayı çıktı. "Aşırı yön dolayısıyla" gazete 6 Mart 1907'de yasaklandı.
"Dro" ("Zaman") - "Çveni Zhovreba" gazetesinin yasaklanmasından sonra 1907 yılı 11 Martı'ndan 15 Nisanı'na kadar Tiflis'de yayınlanan günlük bolşevik gazete. Gazetenin yönetmeni J. V. Stalin'di. Gazetenin yazı kurulunda M. Çakaya, M. Davitaşvili de vardı. 31 sayı çıktı.

ANARŞİZM Mİ? SOSYALİZM Mİ?
Modern toplumsal yaşamın ekseni sınıf savaşımıdır. Bu savaşıma ise, her sınıfın kendi ideolojisi yol gösterir. Burjuvazinin kendi ideolojisi vardır - bu ideoloji, liberalizm denen ideolojidir. Proletaryanın da kendi ideolojisi vardır, bu da, bilindiği gibi, sosyalizmdir.
Liberalizme, kapalı ve bölünmez birşey olarak bakılamaz: Burjuvazinin çeşitli tabakalarına uygun olarak çeşitli akımlara ayrılır.
Sosyalizm de kapalı ve bölünmez değildir. Onun içinde de çeşitli akımlar vardır.
Biz burada liberalizmle uğraşmak istemiyoruz, daha iyisi, bunu başka bir zamana bırakalım. Biz, okuyucuya sadece sosyalizmi ve onun akımlarını tanıtmak istiyoruz. Sanırız, bunu daha ilginç bulacaktır.
Sosyalizm üç ana akıma ayrılır: Reformizm, anarşizm ve marksizm.
Reformizm (Bernstein vb.) için sosyalizm, sadece uzak bir amaçtır, başka birşey değil. Reformizm, gerçekte sosyalist devrimi reddeder ve sosyalizmi barışçıl yollardan kurmaya çalışır. Reformizm, sınıf savaşımını değil, sınıfların işbirliğini öğütler. Bu reformizm günbegün erimekte, giderek her geçen gün tüm sosyalist niteliklerini yitirmektedir, onun için burada, sosyalizmin tanımlandığı bu makalelerde onun incelenmesine kanımızca hiç de gerek yoktur.
Marksizm ve anarşizme gelince, durum bambaşkadır: Her ikisi de bugün sosyalist akımlar olarak tanınıyor, her ikisi de birbirine karşı acımasız bir savaşım veriyor, her ikisi de kendini proletaryaya gerçek sosyalist bir öğreti olarak göstermeye çalışıyor, bu nedenle, bu iki akımı inceleyerek birbiriyle karşılaştırmak, elbette ki okur için önemli ölçüde daha ilginç olacaktır.
Biz, "anarşizm" sözcüğü söylenince küçümseyerek başını çevirip bir el işaretiyle onu reddeden ve "Amma da buldunuz uğraşacak şeyi, sözünü etmeye bile değmez!" diyen insanlardan değiliz. Böyle ucuz bir "eleştiri"nin hem yakışıksız ve hem de yararsız olduğunu sanıyoruz.
Ayrıca biz, anarşistlerin "arkalarında kitle bulunmadığı ve bu nedenle hiç de o kadar tehlikeli olmadıkları" düşüncesiyle avunan insanlardan da değiliz. Sorun, bugün kimin ardından daha büyük ya da daha küçük "kitlelerin" gittiği sorunu değildir; önemli olan, öğretinin özüdür. Eğer anarşistlerin öğretisi doğruyu dile getiriyorsa, elbette ki yolunu açacak ve kitleleri etrafında toplayacaktır. Buna karşılık eğer sağlam değil de yanlış bir temel üzerinde kurulmuşsa, o zaman fazla dayanamayıp ayakları havada kalacaktır. Ancak, anarşizmin çürüklüğünün kanıtlanması gerekir.
Bazıları, marksizmle anarşizmin ilkelerinin bir ve aynı olduğu, bunlar arasında sadece taktik bakımdan fikir ayrılıkları bulunduğu görüşündedirler, öyle ki, bunların fikrince, bu iki akımı birbirinin karşısına koymak tamamen olanaksızdır.
Ancak bu, büyük bir yanılgıdır.
Biz, anarşistlerin, marksizmin gerçek düşmanları oldukları görüşündeyiz. Dolayısıyla, gerçek düşmanlara karşı gerçek bir savaş verilmesi gerektiğini de kabul ediyoruz. Ancak bunun için, anarşistlerin "öğretisinin" baştan sona incelenip her yanıyla esaslı şekilde değerlendirilmesi gerekir.
Sorun şudur ki, marksizm ve anarşizm, her ikisi de mücadele alanına sosyalist bayrak altında çıktıkları halde, marksizmle anarşizmin tamamen farklı ilkelere dayanmalarıdır. Anarşizmin temel taşı bireydir; anarşizme göre, bireyin kurtuluşu, kitlenin, kolektifin kurtuluşunun baş koşuludur. Anarşizme göre, birey kurtulmadığı sürece kitlenin kurtulması olanaksızdır. Onun için de sloganı şudur: "Her şey birey için". Buna karşılık marksizmin temel taşı kitledir. Marksizme göre, kitlenin kurtuluşu, bireyin kurtuluşunun baş koşuludur. Yani marksizme göre, kitle kurtulmadığı sürece, bireyin kurtuluşu olanaksızdır. Onun için de sloganı şudur: "Herşey kitle için".
Açıktır ki, burada sadece taktik ayrılıklar değil, birbirini reddeden iki ilke sözkonusudur.
Makalelerimizin amacı, birbirine zıt bu iki ilkeyi karşı karşıya koyup, marksizmle anarşizmi birbiriyle karşılaştırmak ve böylece bunların meziyetlerini ve kusurlarını açıklığa kavuşturmaktır. Bu arada, okuyucuya hemen makalelerin planını tanıtmayı gerekli görüyoruz.
Marksizmin niteliklerine belirtmekle işe başlayacağız, bu arada anarşistlerin marksizme ilişkin görüşlerine değineceğiz ve sonra da anarşizmin eleştirisine geçeceğiz. Bunun için de, diyalektik yöntemi, anarşistlerin bu yönteme ilişkin görüşlerini ve eleştirimizi; materyalist teoriyi, anarşistlerin görüşlerini ve eleştirimizi (bu kısımda sosyalist devrimden, sosyalist diktatörlükten, asgari programdan ve genel olarak taktikten de söz edilecektir); anarşistlerin felsefesini ve eleştirimizi; anarşistlerin sosyalizmini ve eleştirimizi; anarşist taktik ve örgütlenmeyi açıklayacağız ve bitişte sonuçlarımızı çıkaracağız.
Küçük topluluklar sosyalizminin vaizleri olarak anarşistlerin, gerçek sosyalistler olmadıklarını kanıtlamaya çalışacağız.
Ayrıca, proletarya diktatörlüğünü reddettikleri için, anarşistlerin gerçek devrimciler olmadıklarını da kanıtlamaya çalışacağızÉ
Böylece konumuza gelmiş bulunuyoruz.

 

İnter Yayınları Seçki

Anket

En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz?